![]() |
Site Adresimiz Aşağıdaki Şekilde Değiştirilmiştir.. Yeni Adresi Çevrenize Lütfen Yayınız.. |
|
|
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
|
.:Bir Süre Yokum:.
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2008
Bulunduğu Yer: Paris Pardonne-moi, Francine ...
Yaş: 22
Mesajlar: 6.475
Tecrübe Puanı: 10737544
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() "Milli his ile dil arasindaki bag çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk Dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabanci diller boyunduruğundan kurtarmalıdır." Gazi Mustafa Kemal ![]() Bu topraklar üç beş kuruşla kurulmadı! Kanla, azimle, istekle Atalarımızın büyük kahramanlıklarıyla bugünlerimize çok şükür kendi ülkemizde bağımsız bir şekilde yaşamımızı devam ettiriyoruz ,yine Allah'a şükürler olsun ki bir devletin iktidarı üzerinde yaşamıyoruz. Ancak bizlerin önüne değerlerimizi yitirebileceğimiz şeyler atılıyor. Dilimizde gereksiz bir kendini beğenmişlik, kendini farklı sanmak gibi yanlış kullanımlar yani kimsenin üstüne alınmadığı özenticilik aldı başını gidiyor. Her gün onlarca şehit verirken bizler boş tartışmalarla uğraşacağımıza geçmişimizdeki büyük başarıları anıp değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. GENEL BİLGİ Her şey, bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağ olan Türkçe için! Dilimize sahip çıkalım. Aramızda Türkilizce değil , Türkçe konuşalım. Türkçe'mize sahip çıkalım. Atalarımız sadece toprak için kıymetli canlarından vazgeçmemişler. Bu ülkeyi vatan yapan ulvi değerlerden biri de dildir. Atalarımıza olan borcumuzu böyle de ödeyebiliriz. Bir yandan ilerlerken, bir yandan tökezliyoruz. Bilgisayar çağı ve internet kullanımı kısacası "chat dili" dediğimiz düşman, dilimizi mahvetmekte. Forumdaki bütün arkadaşlarımdan bu konuda biraz daha duyarlı olmasını rica ediyorum. Gönül ister ki herkes Türkçe'yi bütün dilbilgisi kurallarına uyarak kullansın. Fakat daha önce aşmamız gereken, özellikle bu duyuru ile bahsetmek istediğim konu, kullanmamamız gerekirken kullandığımız ve dilimizden çıkarttığımız harfler. "q, w, x, sh" bizim alfabemizin harfleri değildir ve bizim alfabemizdeki harflerin yerine asla ve asla geçemez. "eidir, memleket nire, gidiom, güsel, eed, taam, annadım, bakcez vs." gibi kelimelerde aradan çıkartılan harfler küçük birer kayıp olarak gözükse bile, dilimiz için büyük bir kayıptır. Türk Dilini iyi veya kötü kullanan, hatalarını düzeltmek isteyen bütün arkadaşlarımızdan bu kampanyaya katılmalarını rica ediyorum. Ne kadar büyürsek, ne kadar çoğalırsak o kadar büyük bir güç oluruz. Büyük ve kaliteli bir forum olarak, büyük ve kaliteli bir adım atalım. Türkçemizi katledenlerin önüne geçelim. ![]() YAZIM YANLIŞLARI Yazım Kuralları ve Türkçe’nin Doğru Kullanımı Bir yazı ile okuyucuya mesajı doğru iletmede kaynağın önemli bir rolü ve sorumluluğu bulunmaktadır. Bu yüzden mesajı ileten kişi mesajını yazılı olarak iletirken birtakım yazım kurallarına uyması gereklidir. Özellikle öğrencilerin yazı yazarken yaptıkları en önemli hata, noktalama işaretlerine uymamalarıdır. * Yazılarda noktalama işaretleri bazen hiç kullanılmamakta bazen de yerinde kullanılmamaktadır. İfadelerin doğru anlaşılması için bu kurallara özenle uyulmalıdır. * Bir bilgisayar programı kullanılarak yazılan yazılarda ise boşluk konusuna dikkat edilmelidir. Örneğin, Noktadan ve virgülden önce boşluk bırakılmamalıdır. Noktadan ve virgülden sonra boşluk bırakılmalıdır. Boşluk bırakılması unutulduğunda noktanın öncesinde ve sonrasındaki sözcükler tek bir sözcük olarak algılanmaktadır. Bu da yazıların kağıt üzerindeki düzenlemesini olumsuz etkilemektedir. Parantezler açılırken parantez öncesinde boşluk bırakılmalı, açılan parantezle metin arasında boşluk olmamalıdır. Parantezler kapatılırken parantez öncesinde boşluk olmamalı, sonrasında ise olmalıdır. * Diğer bir hata türü yazım yanlışlarıdır. Sözcükler Türk Dil Kurumu’nun belirlediği kurallar göz önünde bulundurularak yazılmalıdır. * Yaygın olarak yapılan bir başka hata da sözcüklerin yanlış kullanımlarıdır. Örneğin “neden olmak”, “yol açmak” ve “sağlamak” gibi sözcükler çok farklı anlamları verebiliyorken aynı anlamda kullanılmaktadırlar. * Ayrıca bazı sözcüklerin Türkçe karşılıkları varken (genelde) farkında olunmadan yabancı karşılığı kullanılmaktadır. Örneğin; ![]() ![]() ![]() Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi Hakkında Dil, insanın anlatma yetisi çevresinde oluşan anlaşma araçlarının en kullanışlı ve gelişmiş olanıdır. Her-şeyden önce dil, iletişim, anlatma ve anlama aracıdır. İletişim birlikte yaşamanın temelidir. İletişim olmaz sa insanlar bir araya gelerek toplum oluşturamazlar. Anlaşma olmadan toplumdan söz edilemez. Anlaşmak için de anlatmaya ihtiyaç vardır. Anlaşma, anlatma, iletme bir bütündür. Doğadaki canlılar kendilerini korumak, varlıklarını sürdürmek için bazı yetenek ve güçlerle donatılmış tır. Bazılarının "beden gücü. bazılarının görme duyusu, bazılarının koku alma duyusu gelişmiştir. Bazıları çok ürer, bazıları daha hızlı koşar. İnsan da anlaşma yetisiyle donatılmış bir varlıktır. İnsanın her türlü ileti şimini bu yeti çevresinde düşünmek gerekir. Dilden önce bazı işaret ve seslerle insanlann kendi aralarında iletişimi sağlayarak anlaşma sağladıkları bilinmektedir. Günümüzde de dil dışında başka araç ve durumlarla anlaşma sağlandığı bilinmektedir. An cak hiç şüphesiz en gelişmişi ve kullanışlı olanı dille gerçekleştirilen iletişimdir. İletişim, bir bilginin, niyetin, duygunun, düşüncenin göndericiden alıcıya iletilmesidir. İnsanlar arasında iletişimin gerçekleşmesi için gön dericiyle alıcı arasında ortak bir işaret sisteminin kullanılması gerekir. Her dil, onu konuşan insanlann tari hî oluş içinde oluşturdukları doğal bir şifre sistemidir. Kendine özgü söyleyiş tonlamaları ve kuralları vardır. Bütün bu özellikleriyle dil, bir sistem özelliği taşır. Bu sistem; insanların anlaşma, anlama-anlatma ye teneği çevresinde, birlikte yaşayan insan grupları tarafından oluşturulmaktadır. Her dilin en küçük birimi olan kelime, sesle kavramın kaynaşmasıyla oluşur. Kelime ve kurallar, o dili konuşan insan kitlesinin dün ya ve insanla ilişkilerine ve oluşturup yaşadıkları kültüre göre şekil kazanır. İnsan grupları bu anlaşma ye teneği çevresinde bir araya gelerek hem dili oluştururlar hem de o dille deneyimlerini ve birikimlerini ken dilerinden sonra gelen kuşaklara aktarırlar. Günümüzde kültür alanı olarak adlandırılan (tinsel tabaka) insanı diğer varlıklardan ayıran her türlü et kinliğin oluştuğu alan, dille gerçekleşir ve dille ifade edilir. Dil, insanın yaşadığı grup içinde kültürel kişiliği ni oluşturan öğelerden biridir. Aynı dili konuşan insanlar görünmeyen ama anlaşılan ve sezilen bağlarla bir birlerine bağlanırlar. İnsan, iç dünyasını da ana dilinin imkânlarıyla şekillendirir. Çünkü insan; severken, nefret ederken, dü şünürken kelimeleri kullanır. Onların sağladığı imkânlarla hisseder ve düşünür. İnsan dış dünyayı da dilin imkânlarıyla algılar ve sezer. İçle dış birleşir, iç içe girer ve ayrılmaz bütün olur. Doğada hiçbir şeyin etiketi yoktur. İnsan, dilinin verdiği imkânlarla onları sezer, algılar ve değerlendi rir. Dil, kültür taşıyıcısı olarak tarihî ve sosyal olanla iç içedir; onlarla zenginleşerek akışını sürdürür. Onu konuşan her birey de kendi sezgi, izlenim, duygu ve düşüncelerini dille ifade eder. Dili kendi bireyselliğiyle zenginleştirir. Bütün bunlar dilin, o dili konuşan toplumun kültürünü oluşturan ve ifade eden bir araç olduğunu orta ya koyar. Kültür-dil ilişkisi tek yönlü değil çift yönlü bir ilişkidir. Doğal dil, kültür alanının benimsediği, üze rine durduğu, tartışıp zevk, değer ve anlayışa göre yeni öge ve söyleyişlerle zenginleşerek varlığını sürdü rür. Kişilerin zevk ve anlayışlarını belirlemelerinde dilin rolü vardır. Dili olmayan varlıkların düşünceleri ge lişmez. İnsan düşüncesi, duygusu, sezgisi ve hayali dilin dünyasında oluşur ve zenginleşir. Ayrıntıları ifade edemeyen, renkleri birbirinden ayıramayan bir insanın dili zengin ve renkli olamaz. İnsan günlük ihtiyaçlarını dille karşılar. Burada doğal dilin imkânlannı kullanır. Bilimsel eserlerde dil, kesin olanı ifade edecek bir yapı ve söyleyiş kazanır. Felsefe metinlerinde de düşünceyi dile getiren kav ramlar ön plana çıkar. Dil, dille ilgili metinlerde de başka işlev yüklenir. Dil, iletişimde yüklendiği işleve gö re anlam ve ses değeri kazanır. İletişim tablosunda gönderici-alıcı, gönderge, bağlam, kanal, ileti bulunmak tadır. İletişimde "gönderge" ön plandaysa dil de göndergesel işlevde kullanılır. Göndericinin iletiye katılı mıyla ifade farklı boyut kazanır. Gönderge. göndericinin duygularıyla, heyecanlarıyla ve coşkularıyla birlik te tanıtılır. İleteşimin amacı, alıcıyı uyarmak, onu harekete geçirmek ise ileti bu amaca göre düzenlenir. Bazen de ileti kanalını kontrol etme ihtiyacı duyulur. Dil ve dil kuralları üzerinde konuşurken dil ötesi bir dil kullanı-ır. Dil şiirsel işlevde de kullanılır. Bu işlevinde ileti, dil göstergelerini sergiler, öne çıkarır. Kurmaca metin lerde dil bu işleviyle kullanılır. Aynı metinde dilin bir iki işlevinin birlikte kullanıldığı görülür. Dilin işlevleriyle kültürle ve düşünceyle ilişkisini birlikte düşünmek yararlıdır. Her bağlamda işlevler ay nı kalmak üzere kültür ve düşünceden kaynaklanan bir derecelenmenin varlığı hissedilir. Bütün bunlar da dilin biyopsişik varlık olan bir canlıyı; - Anlayan, - Yaşama düzenini kendisi kuran, - Algılayan, duyan, düşünen, hisseden, sezen ve bunların bilincinde olan, - Değerleri duyan geliştiren, - Kendisinden öncekileri anlayan, yorumlayan, - Farklı biçimlerde ifade eden, her an geliştirip zenginleştiren bir varlık hâline getiren bir imkân ve araç olduğunu ortaya koymaktadır. Dil insanın kimliğidir. Dilin hayatımızdaki yeri ve değeri "dil-düşünce", "dil-toplum", "dil ve gerçekli-lik" söz gruplarında dile getirilen ilişkiler çevresinde ele alınabilir. Bu konuda Berke Vardar'ın "Dil Olgusu na Genel Bir Bakışı" başlıklı yazısından bazı bölümler aşağıya alınmıştır. Dil ve Düşünce Dil, düşünme eylemi ve düşünce açısından ele alındığında insanı insan yapan her şeyin büyük ölçüde dilde yer aldığı ya da dile yansıdığı görülür. Gerçekten de, dil bireyin bilincini oluşturan, ben liğini biçimlendiren temeldir; bilincin köklerine, bilinçaltının derinliklerine uzanan başlıca insansal işlevdir. Düşünce, us, bilgi, buluş insansal anlamda ancak dille olanak kazanır. Düşünsel-ruhsal olu şum etkeni olan dil, dünyayı anlığımızın egemenliği altına sokan temel araçtır, başlıca anlatım yön temidir. İnsan yaşamının tüm görünümleriyle de iç içedir: İnsanın hem içindedir, hem dışında; hem özneldir, hem nesnel. Somut uyaranlar düzlemini ancak onun aracılığıyla aşabilir insanoğlu. Günde lik gereksinimlerin birincil düzeyi de onun alanıdır, kimi sanatsal yaratım etkinliklerinin yüce katla rı da. İnsan, nesnelerin varlığını ancak onları adlandırarak kavrayabilimştir. Dünya, ancak düşünce düzlemine aktarılarak "bilgi konusu olduğunda bir karışıklıklar bütünü olmaktan çıkar. Çünkü bilgi, her nesneyi içinde boğulduğu yığından çekip çıkararak bu karışık bütüne düzen getirir, onu anlaşılır kılar. Görüldüğü gibi düşünce dille bütünleşerek görevini yapabilir. Çünkü "dil basit bir yardımcı de ğil, düşüncenin vazgeçilmez ortağıdır." Düşüncenin, tüm boyutlarına ulaşabilmesi için dil gereklidir; kendisine belli bir biçim verecek anlatım kalıbı bulunmayan yerde düşünce de gelişemez. ![]() Faydalı Linkler (Bu konudaki güzel linkleri lütfen paylaşınız) http://www.dahianlamindakideayriyazilir.com/ å®D¦NåL KoCaKuRT yalnızçam striking mooçüü holyPhaido aLakasIz VURALLA madmax22 OkAnn r1` majords buraxbey By_LorD aabedirr METTİN muurtee kirmizi-beyaz tolga88 cti2000 icmimar Okan7610 thor111 kenny...tr CSKEAGLE hamunaptra35 Alper Türk bourne730 goucayy asi_27 murderer1 vanilya Punk.Buster onea54 ibrforevers Recep0687 yakamoz34 babadol ATATÜRKMENBEY tiipsiiz Cold_1907 Brothel kubilay nl GMKaaN Satyr77 syspohus eoraptor kirlikedi erdalkas turbulance2000 bilinen kansum infilak' cCc.HeLLxHouND.cCc Bardock smT-25erolakcangs J1N3KoLoG CaDALoZ dr_abs AklınYolu1 ebocek89 Klebbitz baryu 1978sagopa fatih_fatih uğurbey90 addicted_c efendymion ahmeturko cer0 greaseonur yaga raskolnikov85 korsanci itucufb dramali2 John Loche jakuza_23 trial maskeli_katil dumanibo yasin35 mgdcan GençOsm@anlı ATEL20 fatalrhyme15 leyneli48 robert_42 canerj çlgn_türk ahmetihsan2929 SwordfishNeo mozza123 Andy_Dufrain mb84 Tuzluca76 Tamer6188 enesayser DisTuRbed oguzts mktürk dartaqnan blade3885 mozza123 vatman emre4234 poppinghasan tot Nocturnall taka61 simsar81 Fildir kuzyakasinan MЯ.@đoηis truefalse togetherbey lostr WastabMan ANATOLİA42 arinal kissgunesi DaRKNeSs'Life furkan1892 fearless2214 Nazdrowya™ VizigoT innocent_ ömer22 besenli talha456 BoreAs_26 Asi Erez 13lue cilekes_58 PİT£LOM£ n@z gktrkbmw ![]() Konu MЯ.@đoηis tarafından (06-19-2010 Saat 12:12 PM ) de değiştirilmiştir. Sebep: üye eklendi |
|
|
|
| Reklam |
|
|
#5 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Apr 2008
Bulunduğu Yer: Ölümle Yaşam Arasındaki İnce Çizgide........
Yaş: 30
Mesajlar: 9.633
Tecrübe Puanı: 10737597
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kardeş aklına sağlık,böyle bir fana üye olmaktan gurur duyarım.Benide eklermisin bir zahmet....
|
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
|
Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact networkreklam@gmail.com |
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “yer sağlayıcı” olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz “uyar ve kaldır”
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,