![]() |
Site Adresimiz Aşağıdaki Şekilde Değiştirilmiştir.. Yeni Adresi Çevrenize Lütfen Yayınız.. |
|
|
#1 (permalink)
|
|
DTO
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Jan 2008
Bulunduğu Yer: Bursa
Yaş: 24
Mesajlar: 10.167
Tecrübe Puanı: 10737612
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() ![]() ![]() Diğer FAN sayfalarının aksine bu sayfada olumsuz görüş bildirmek yasaktır!!! Sayfamızda Türkçe dil kurallarına uymaya özen gösterelim.Elimizden geldiğince Türkçe kelimeler kullanalım. SENİ UNUTMADIK ATAM. UNUTANLARA DA HATIRLATACAĞIZ… ![]() ![]() Atatürk Resimleri - Fotografları - Wallpaperlar - E-Kitaplar - Gençliğe Hitabe Büyük bir arşiv 1000'in üzerinde dosya (antiRED'e Çok Teşekkürler) ==Atatürk Fotoğrafları İçin Tıklayın== Atatürk Fotoğraf Albümü En GÜzel ve En Net Atatürk Fotoğrafları Kurtulus Savasi'nin Bilinmeyen Fotografları Ulu Önderin Cenaze Töreninden Görülmemiş Fotoğraflar Özel Bilgi İçerikli Fotoğraflar 10 kasım 1938 Tarihli Gazeteler Yağlı Boya Atatürk Tabloları Cumhurbaşkanlığı Özel izni ile Hazırlanmış ATATÜRKÜN Az Bilinen 300 Fotoğrafı (16mb) Ata'nın Kıyafetleri ve Özel Eşyaları Bir Fotoğrafta 2500 Atatürk Fotoğrafı(süper bir çalışma) Atatürk Evleri Yabancı Pullarda Atatürk Atatürk Fotoğrafları (500 Adet) Atatürk Silüetleri ATATÜRK Diyor ki ; Fotoğraflarla Atatürk'ün Hayatı (I. Dünya Savaşı ve Sonrası) - 81 fotoğraf - Atamızın Renkli Duvar Kağıtları Ve İşte O Anlar Mustafa Kemal Atatürk'ün T.C. Kimlik Numarası Atatürk'ün Madalya Ve Nişanları Atatürk Portreleri Kanla Çizilmiş Atatürk Resmi Asalet Savaş Yıllarında Atatürk Atatürk Tabloları ==Atatürk Belgeseleri İçin Tıklayın== 23 Nisan Belgeseli 19 Mayıs Belgeseli Ankara Belgeseli Cumhuriyet 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü veAtatürk Haftası Aydın Asker, Vatansever Mustafa Kemal (1881-1938) Vatan Kurtarıcı Asker, Komutan Mustafa Kemal 1 (1918-1920) Vatan Kurtarıcı Asker, Komutan Mustafa Kemal 2 (1920-1923) Vatan Kurucu Atatürk 1 (1923-1927) Vatan Kurucu Atatürk 2 (1927-1937) Anıtkabir Belgeseli(antiRED'e Teşekkürler) İş Bankası Atatürk Belgeseli Atatürk - Saat Kaç (Cumhuriyet Gazetesi) Atatürkün Çektirdiği Yasaklanan Ankara Belgeseli Atatürk Videoları(güzel bir çalışma youtube videolar) Son Balo - Vals ve Zeybek Gazi Mustafa Kemal'in Amerikalılara Hitabı ==Atatürk ile İlgili Müzikler İçin Tıklayın== İstiklal Marşı (MP3) -Enstrümental -TRT Korosu -Çocuk Korosu Gençlik Marşı (MP3) Gençliğe Hitabe (MP3) 10. Yıl Nutku (MP3) Kendi Sesiyle Atatürk [45'Lik] Türk Marşları / TRT Arşivinden Türk Marşları Suğra BAL-İstiklal Marşı (bütün salonu ağlatan ufak kız) MELTEM AYDIN- EVET ATATÜRK SUÇLUDUR hayran kalacaksınız (şiir) Armoni Mızıkası(Marşlar) Atatürk'e Yazılmış En Anlamlı Şiir ve Videosu(Yıkın Heykellerimi) ==Power Point Sunumları İçin Tıklayın== Afyon'da Subaylara İthafen Konuşma -31Temmuz1920- Atatürk'ün Tabutuun Açıldığı Gün Ata'nın Kendi Sesinden 10. Yıl Nutku ==PDF Dosyaları İçin Tıklayınız== Atatürk Kitapları Arşivi Prof.İlknur GÜNTÜRKÜN KALIPÇI - İçimizden biri ATATÜRK Sait Dinç - Atatürkçü Düşünce Sisteminde Milliyetçilik İlkesi İsmet Görgülü - Atatürkçülük'te Hoşgörü Fotoğraflarla ATATÜRK'ÜN HAYATI - Doğumundan Ölümüne Kadar Doğan Kardeş A.Ş. - 1971 yılı basımı ==Atatürk Hakkında Yazılar== Atam Sen Hep Kalbİmİzdesİn Senİ Çok Ariyoruz Çok ÖzlÜyoruz Onlara AtatÜrk'Ü GÖnderdİm Ama ) (fıkra)İşte Gerçek Bir Devlet Adamı ve Devlet Duruşu ATATÜRK'TEN SON MEKTUP ! 19 Mayıs ATATÜRKÜN TABUTUNUN AÇILDIĞI GÜN... (9 kasım 1953) Mustafa KemaL Atatürk Hakkında BiLinmesi Gereken KonuLar Okunması ve Ders Alınması Gereken Oldukça Duygu Yüklü Bir Yazı ATA'nın Önsezileri Atatürk'ün Dindarlığı ATATÜRK'e Göre Türk Kimdir ? Bursa Nutku Samimi Bir Dindar ; Atatürk ! [Laiklik Ve İslam] Atatürk'ün Peygamber Efendimize Duyduğu Hayranlık 152 Ülkenin ATATÜRK Tanımlaması Dünya Ülkelerinin Atatürk Hakkındaki Görüşleri Ulu Önder ATATÜRK'ün Vecizeleri (Sözleri) ATATÜRK için Yazılmış Şiirler Cumhuriyetin 1.Yılında Atatürk'ün Mecliste Yaptığı Konuşma Cezayirli Din Bilgininin Ata Sevgisi Atatürk' e Göre Dünyanın En Büyük İnsanı Atatürk'ün Soy Ağacı Atatürk'e 72 Yıllık Mektup Atatürk ve torpil nasıl yapılır? Sezen Cumhur Önal'ın Atatürk'ün ölümünün 25. yılında Kılıç Ali ile yaptığı röportaj Dünyanın Önünde Saygıyla Eğildiği Lider ==Atatürk Hatıraları İçin Tıklayın== Atatürk' ün Çocukları ATA'yı Ağlatan Olay Çanakkale'de Savaş Artık Siperlere Saplanmıştı Sac Soba Büyük ATATÜRK' ün Futbolla İlgili Bir Anısı Atatürk Sünnet Düğününde Kara Tahta Başında Unutamayacağım Anı Bahtiyar Adam Mazhar Müfit Kansu: - Hepsi güzel, fakat biz Dinlemekten Zevk Alırım Bir Türk Dünyaya Bedeldir Neşeli Anlarında Atatürk, Ahmet Cevat ile Yıl 1922. 14 Ocak Gece Yarısı Mustafa Kemal'in Özel Treni Atatürk'ün Öldüğü 1938 Yılının 10 Kasım Günü İtalyanlara Verdiği Cevap Bu Millete Her Şeyi Öğrettim, fakat Uşaklığı Öğretemedim Atamızın Verdiği Derse Bakın Çanakkale Muharebeleri Hatırası Bu Milletle Neler Yapılmaz ! Atatürk Ve Binicilik Sığırtmaç Mustafa Anlatıyor İngiltere'ye De Mi Savaş İlan Ediyorsunuz? Gazi Paşa düşünceliydi,durgundu. Sevmek Ne Kelime Atam, Taparım! "A be hemşerim !..." "Al tabancayı, Öldür beni !" Kurmak İstediğiniz Sistem Nedir? Amerikalı Kadın Gazeteci İngiliz Kralı Edward Atatürk'ün Cevap Veremediği İhtiyar 20 Kilometre İçinde Tepeleyin! Sen Hayatında Böyle Bir Ağaç Yetiştirdin Mi Ki Keseceksin! Ah Selanik Cumhuriyet'te Angarya Yoktur Ankara'yı Neden Başkent Yaptım? Askerle Güreş Atatürk'ün Terfisi Bağımsız Milletvekili Bayrağı Kaldırınız Bunlar Yazılmazsa Ben Anlaşılamam Ben Cepheye Gidiyorum Ben Yapayım, Siz Yazarsınız Benim Adım "ata" Değil Birdirbir Oyunu ![]() ATATÜRK'ÜN BİYOGRAFİSİ Mustafa Kemal ATATÜRK (1881-1938) Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Koca kasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı. Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablus garp’a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşe militerliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşe militerlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arı burnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşlarından sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı. Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir’i işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı. Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır: Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı. Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921) I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921) II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921) Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922) Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı. 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı. Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi. Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı. 15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu. Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. 1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kız kardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927 ŞİİRLERİ HAKİKAT NEREDE ? Gafil, hangi üç asır, hangi on asır ? Tuna ezelden Türk diyarıdır. Bilinen tarihler söylememiş bunu Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak, Dinleyin sesini doğan tarihin, Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin. Asya'nın ortasında Oğuz oğulları, Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları Doğudan çıkan biz Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz Türk sadece bir milletin adı değil, Türk bütün adamların birliğidir. Ey birbirine diş bileyen yığınlar, Ey yığın yığın insan gafletleri Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde, Hakikat nerede? BİR ASKERİN MEZARINA Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir, Beyaz taş var, onun altında bayraklar Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken... Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt ile bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir asker yatıyor... Onun hâbı istirahate çekildiği şu makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler. Kadınlar düm ü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar nâle eylediler, çocuklar ağladılar. Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan Ona nâilini intizar olmuş!... (Harp Okulu öğrencisiyken yazmıştır.) KASİDE-İ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER Bir köhne kadit parçası, bir çehre-i menhus, zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi. Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus efkârı sakimane ile âleme karşı. Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit, âmali harisanesini eyledi tezyit... Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur, tırnaklarını aileler kalbine saplar; mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar. Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur... Birçoklarımız mahpes ü menfada süründük. Ey gazii ! Mecruhu vega dideye döndük. Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail ! Ey enmilei sürbu cinayata delâil ! Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr, Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar ! Ey varlığı bir millet için bâdii zillet ! Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet ! Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur; ziniciri esaretle bütün hisleri dondur. Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler.. Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler... Kâbus-i hiyanetle vatan can çekişirken Âtimizi dendanı harisin kemirirken bir gün Rumeli dağları envara boyandı; hürriyetin enfası ile herkes uyandı. (Şanlı Ordu Gazetesi, 24 Kasım 1908) BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN Çıkıyor gönüllere istimdadı, sâmiamda vatanın feryâdı. Çıkıyor gönüllere istimdadı, yaralı bir ananın evlâdı. Etmesin mi anaya imdadı? Rumeli can veriyor yok mu ilaç ? Edelim sıhhatini istimzaç; etmeyelim kimseyi izaç. Zırhlılar her yeri tehdit ediyor. Makedonya bunu tes'it ediyor. İnkırazı bize teyit ediyor. Yemenin purişi malumu cihan. Ne için eyledi millet isyân ? Zulme ister mi bu yoldan burhan ? Turuşkalar bile aldı meydan. Hani kânun-u adaâlet nerede ? Mülk-ü millette himâye saadet nerede ? Haricen mülk-ü himaye nerede ? Bizde evvelki şecaat nerede ? Gelse Ertuğrul şöhret-i pervas, eder elbette tahayyür ibraz. Vatanın feyzine kâdir olamaz; yeniden fethine verseydi cevâz... Yıldırım görse şu ahvâlimizi ateş kahrı yakar hâlimizi. Affeder mi bizim efâlimizi ? Mahv eder cumle-i emsâlimizi. Ey büyük Fâtih'i İstanbul'un... Bu revş olmadı mı makbulün ? Sây ile toplanılan mahsulün, Berhava oldu fakat meçhulün... Yazık oldu vatana âh yazık... Her ağızdan çıkıyor : Eyvâh yazık !.. Acısın bizlere, âh yazık ! (Sinop, 25 Kânunu Evvel 1905) HAYAT SERENADI Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan : "Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor : Hayat kısadır, Biraz hayal, biraz aşk. Ve sonra Allahaısmarladık. Diğeri de : Hayat boştur. Biraz kin, KİTAPLARI 1) Medeni Bilgiler 2) Arıburun Muharebeleri Raporu 3) Atatürk'ün Hatıra Defteri 4) Mustafa Kemal Atatürk'ün Karlasbad Hatıraları 5) Zabıt ve Kumandan İle Hasbıhal 6) Cumalı Ordusu 7) Takımın Muharebe Eğitimi 8) Geometri 9) Taktik Meselenin Çözümü ve Emirlerin Yazılmasına İlişkin Öğütler 10) Bölüğün Muharebe Eğitimi 11) Taktik Tatbikat Gezileri 12) Nutuk NUTUK Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı'nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir. Atatürk'ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan İkinci Kurultayı'nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır. Nutuk yalnız geçmiş devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp, yakın tarihimizden alınan ibret dolu tecrübelerle, milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır. Nutuk, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir. Nutuk ilk defa 1927 yılında, biri asıl metin, diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl, tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra, bu ilk metnin okunması güçleştiğinden, 1934 yılında, Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden basılmıştır. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır. BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ "Bölük Muharebe Eğitimi" olarak yayınlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. Meskun yerlerin sınırlayıcı durumlarının muharebeye etkisi, savunma mevziinin seçimi, savunma mevziinin hazırlanması, ateş sahalarının temizlenmesi, ateş taksimi, ateş tutmayan ölü bölgelerin kapatılması ve mevziin işgali gibi savunmanın esasını oluşturan konular işlenmiştir. Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen, ilerleme, ateş üstünlüğü, ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır. Genç Kurmay Önyüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından, Almanca aslından tercüme edilen ve bağlı olduğu ordunun eğitimine katkısı olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe'ye çevrilmiştir. CUMALI ORDUGAHI Cumalı Ordugahı; Makedonya bölgesinde, Köprülü - İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ordugahta, 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa'nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, "Cumalı Ordugahı" adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır. Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte, ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katılanların yararlanmasını yeterli görmemektedir. Bu yüzden, 10 gün süren bu tatbikat sırasında tututuğu gözlem notlarını, hazırlanan meseleleri ve komutanların yaptıkları eleştirileri yazmış, bol kroki ile küçük bir broşür haline dönüştürmüştür. 12 Eylül 1909'da tamamladığı bu eseri, Selanik'te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır. TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann'ın "Seferber Mevcudunda Takım, Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri" adlı eserinin ilk bölümünü oluşturmakta olup, Selanik'te 3.Ordu Karargahı'nda görevli, Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından Almanca'dan Osmanlıca diline çevrilmiş ve 1908 yılında Selanik Asır Matbaasında basılmıştır. Kitabın özü; seferi tam mevcutlu bir takımın, değişik hava şartları ve çeşitli arazide, basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulaması, avcı hattı teşkiliyle bir avcı hattının ateş muharebesi üzerinde toplanmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, subayların arazide yetiştirilmesini amaçlayan tatbikatın, önemini vurgulayan bu eserini, 1911 yılında 5. Kolordu Harekat Şube Müdürü iken yazmıştır. Bu eserde, karşılıklı olarak kırmızı ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kılkış arasında yaptıkları savunma ve taarruz uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır. TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ Bu eserinde, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında, komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı, elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında, kişisel cesaret, başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli, astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir. Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğremiş olmanın yeterli olamadığı, bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir GEOMETRİ Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü. SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR "Subay ve Komutan ile Konuşmalar" Atatürkün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada, Nuri conker'in "Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)" adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır. Genç subayın, içinde bulunduğu ordudaki aksaklıkları, hataları nasıl sezdiğini; bunlara karşı tepkisiz kalmayarak üst makamlara hatalar ve çözüm yollarını nasıl sunduğunu; ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasal durumdan duyduğu acıları kitabın birinci bölümünde bulmaktayız. Atatürk, bir subayın taşıması gereken özveri, ölümü göze alma, emri altındakileri sevk ve idare edebilme, taarruz ruhu, insiyatif özellikleri hakkında, Nuri Conker'in görüşlerine katılmış ve kendi düşüncelerini de çeşitli örneklerle destekleyerek açıklamıştır. Bunların yanı sıra, Türk kadınının, aslında toplumu yaratmada çok etkili olabilecekken, suskunluğu seçtiğini bütün açıklığıyla ortaya koymaktan kendini alamamıştır. Türk ulusu hakkında ise "kuşkusuz bizim ulusumuzun karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye ve istenen şekle girmeye elverişlidir. Fakat kendi kendisine olmak koşuluyla..."dedikten sonra, dışardan ulusumuzun karakterine yapılmak istenen etkilerin amacına ulaşamayacağını vurgulamıştır. Subaylarda ve erlerdeki inisiyatif özelliğine eserinde geniş bir bölüm ayıran Atatürk, kendi dönemindeki ile daha önceki dönemlerde Osmanlı ordusunu kıyaslamıştır. Özellikle Trablusgarp Savaşı'nda edindiği deneyimler ile kendiliğinden hareket ve iş görme özelliğinin, olması gereken sınırını göstermiştir. Atatürk, eserin son bölümünde, Kuzey Afrika'da birlikte çarpıştığı korkusuz ve yiğit silah arkadaşlarını anmış ve onları "yüksek askerlik niteliklerine" sahip insanlar olarak tanımlamıştır. Bu davranışı O'nun diğer bütün üstünlüklerinin yanı sıra insancıl yönünede tanıklık eder. ATATÜRK`ÜN FAHRİ EDEBİYAT PROFÖSÖRLÜĞÜ Atatürk,İstanbul Ünüvestesinin fahri profösörüydü.Bu paye kendisine,o zamanki adı “İstanbul Darüllfünunu Medresesi” olan bugünkü Edebiyat Fakültesi’nce 19 Eylül 1992 tarihinde verilmiştir.Teklif, yah yah Kemal`den gelişmiş ve kara ittifakı alınmıştır. Kararın sonucu Mustafa Kemal paşaya aşağıdaki şu yazı ile bildirilmiştir: Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan Muşir Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine "İstanbul Darülfünunu Edebiyat Medresesi meclisi müderrislerinin 19 Eylül'de akdettiğicelsede zat-ı münci-i kumandanilerini fahri müderrisliğe müttefikan intihap etmekle kesb-i fahreyler. İstanbul Darülfünunu Edebiyat Medresesi Risayeti Necip ASIM Mustafa Kemal Paşa, Bu jeste 13 Ekim 1922 tarihinde aşağıdaki telgrafla cevap vermiştir. "Türk harsının mihrakı olan fakülteniz fahri müderrisliğine intihabımdan dolayı meclisinize teşekkür ederim. Eminim ki milli istiklalimiziilim sahasında fakülteniz ikmal edecektir. Bu şerefli tekâmülünhusulünü deruhde eden heyetiniz arasında bulunmak bence bais-i iftihardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Diploma Mustafa Kemal Paşa'ya Necip Asım, İzmirli Hakkı ve Şemseddin (Günaltay) beyler tarafından verilmiştir. Diplomada şunlar yazılıdır: "İstanbul Darülfünunu Edebiyat Mederesesi meclisi müderrisîni 19 Eylül 1338 tarihinde akdettiği içtimada Milli Mücadelenin büyük kahramanı ve yeni Türk Devleti'nin müessisi olan Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Türk Milletinin ve Türk harsının istiklâlini müeyyit ve islam kavimlerinin halâsına müteveccih olan tarihi mesaisini takdir ve tebcil ettiğinin bir delili olmak üzere Edebiyat Medresesi fahrî müderrisliği unvanını tevcihe karar vermiştir. Şaban 1341
Konu antiRED tarafından (07-19-2010 Saat 02:15 AM ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
| Reklam |
|
|
#2 (permalink) |
|
DTO
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Jan 2008
Bulunduğu Yer: Bursa
Yaş: 24
Mesajlar: 10.167
Tecrübe Puanı: 10737612
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ATAM İZİNDEYİZ !!! ![]() ![]() Birlik kurucusu: antiRED Son düzenleme ve zenginleştirme: eye_yash Sitede ilk defa Atamızın fotograf albüm sayfasını açan: CaDALoZ Daha sonra iki sayfa birleştirilmiştir. Üyeler: 0--CaDALoZ [Fotograf sayfasının kurucusu] 1-- antiRED [Kurucu] 2-- eye_yash [Onursal Başkan] 3-- Y.B.S. 4-- ebocek89 5-- yakamoz34 6-- METTİN 7-- shamanwolf 8-- ĸŁéввітž 9-- Leon 10- CSKEAGLE 11- marlboro__ 12- schwarzweiß 13- Bardock 14- S.B 15- baryu 16- MaHÇuP DeLiKanLı 17- mete223 18- bangel 19- panturk 20- mooçüü 21- mamat6 22- sbyugen 23- greaseonur 24- DSA2 25- rocketrols 26- truefalse 27- addicted_c 28- fenerlıa 29- sawq 30- _BiG_DeViL_ 31- GNC_CaT 32- BlueFusion 33- rigobert_42 34- ATEL20 35- ibrforevers 36- leyneli48 37- kfy061907 38- PesimiStyle! 39- LastEtteman 40- irem1999 41- Guplan 42- Akinen 43- enesayser 44- Ferrari_F50 45- å®D¦NåL 46- кσcaкυят 47- tuffi67 48- Ergin_Pasha 49- Lizarazu777 50- tuzluca76 51- mstf2007 52- Tamer6188 53- kuzyakasinan 54- rainbowoverskin 55- barisnikof 56- sevkan1886 57- gencturk 58- Dorleoη 59- murderer1 60- çiydem 61- xkatilx 62- GOL11 63- TGND 64- dandiq 65- eagle 66- serdarsen23 67- falcon40 68- abdulgaffur 69- C O S 70- tot 71- sertikate 72- Song Ji Hyo 73- simsar81 74- lost_wake_up 75- Melankoli4 76- colossus_r_c 77- quaker26 78- hekim_2013 79- night_ship 80- Aksungur Türk 81- aηtimicrop 82- nazdrowya 83- tevez26 84- baga_tarkan 85- Fildir 86- VizigoT 87- alonso01 88- HAYDUT42 89- karsak36 90- Pinokyo 91-skk1983 92- Avid 93- gertasgin 94- DaRKNeSs'Life 95- pokumon 96- 3nTeR 97- barannnn34 98- Syzophren 99- target2023 100- kartal__13 101- Black_Murat 102- SIR COLIN 103- Xander_C 104- selo21 105- DoqqyStyLe 106- Okan86 107- M£M@Tİ 108- king_241 109- ahmetozel 110- deliamasevimli 111- cancelled Konu antiRED tarafından (07-19-2010 Saat 02:13 AM ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://divxlerim.org/fan-club-amp-birlikler/259008-ulu-onder-buyuk-kurtarici-son-basbug-m-k-ataturk.html
|
||||
| Konuyu Başlatan | For | Type | Tarih | |
| Divx indir, divx download, bedava, izle, altyazı, film, sinema | This thread | Refback | 01-31-2010 02:48 AM | |
|
Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact networkreklam@gmail.com |
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “yer sağlayıcı” olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz “uyar ve kaldır”
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,